Hayatınızla, sorunlarınız ile ilgili merak ettikleriniz ve cevapları

Merak Edilenler

Obsesif Kompulsif Bozukluk olarak tanımlanan Takıntı Bozukluğu, kişinin saçma olduğunu bildiği halde geri gönderemediği, inatçı, tekrarlayıcı düşünce, duygu, davranış ve imgelerinin kişiyi sıkıntıya sokarak, onu istemediği düşüncelere ve davranışlara yöneltmesidir. Takıntılı kişiler için hayat sürekli yaşamak istemediği şekilde ilerler. Takıntılarını durdurmak veya kontrol etmek için harcadığı enerji kişinin performansını ve yaşam kalitesini düşürür, ilişkilerini bozar. Bilişsel Davranışçı(Kognitif)Psikoterapi ile Obsesyonların oranının düşmesi hedeflenir, Psikanalitik Psikoterapiler ile de obsesyonların kaynaklarına ulaşılıp çözümlenmesi sağlanır. Obsesif Kompulsif Bozuklukta en etkin tedavi Psikoterapidir.
Vajinismus, kadınlarda korku ve kaygı ile eşlik eden ağrılı cinsel ilişki veya ilişkiye girme korkusu olarak adlandırılır. Çoğunlukla evliliğin ilk günlerinde karşılaşılan bu sorun, evliliğin ve ilişkinin temellerinde ciddi sarsıntılar oluşmasına ve dengelerin sarsılmasına sebep olabilir. Bu yüzden erken dönem müdaheleleri hem tedavi sürecinin kısalmasını, hem de evliliğin görebileceği zararı azaltır.
Wisc-r zeka testi ülkemizde kullanılan yetenek ve zeka testleri arasında geçerlik ve güvenirliği en yüksek olanıdır. Alt testlerinde değişik yetenek alanlarından örnekler bulunması, yorum ve puanlama kriterlerinin netliği, sonuçlarının açık, anlaşılır ve tatmin edici olması bu zeka testinin daha fazla tercih edilmesine neden olmaktadır.
Wisc-r zekayı çeşitli boyutlardan oluşan bir genel yetenek olarak kabul etmektedir. Wisc-r zeka testinde her alt test farklı bir yeteneği ölçebilmek amacıyla geliştirilmiştir. Bütün alt testlerde kendini gösteren bir genel zekanın varlığı kabul edildiği için alt testler arasında anlamlı ilişkiler bulunması beklenmektedir. Alt testlerden alınan standart puanlar arasındaki belirgin sapmalar klinik veri niteliği taşır ve deneyimli bir wisc-r uygulayıcısı öğrenme güçlüğü, disleksi gibi olası problem alanlarını bu testin yorumlanması esnasında tespit edebilir.

Üstün yetenekli çocuklara yönelik akademik çalışmalar yürüten tüm kurumlar ve okullar Wisc-r zeka testi sonuçlarına göre değerlendirme yapmaktadırlar.
Wisc-r zeka testi ile çocuğunuzun zihinsel gelişimini bilimsel sonuçlarla takip edebilme imkanına sahip olarak gerekli eğitim desteğini erken yaşlarda verme fırsatı yakalayabilirsiniz. 

Kalbim sıkışıyor... Nefes alamıyorum...Galiba deliriyorum...Kendimi kaybedeceğim... Vücudum karıncalanıyor, hareket edemiyorum...

Panik Atak, büyük bir korkuyla birlikte gelen ve kalp krizi geçirme, delirme, kendini ve kontrolünü kaybetme gibi birkaç çeşit tepkiden birinin de eşitlik ettiği Psikolojik kökenli bir rahatsızlıktır. Panik Atak geçiren kişiler, yaşadıkları şeyin ne olduğunu anlamakta çok zorlanır ve bu durumu kontrol edemediklerinden dolayı hastaneye koşarlar. Ve süreç başlar...Bir sürü tahlil, EEG, Kardiyoloji bölümü derken duydukları son cümle “Bir şeyiniz yok, strese bağlı bir durum, psikolojik” ‘tir. Peki kişi gerçekten kalbinin bu kadar hızlı attığını hissederken nasıl Psikolojik olabilir diye düşünmeye başlar. Bunun adı “Panik Atak”tır. Tedavisi olan ve kısa sürede iyileşebilen bir rahatsızlıktır.

Prematür Ejakülasyon olarak adlandırılan Erken Boşalma, erkeklerin %70’inde karşılaşılan bir sorundur. Cinsel ilişkide kişinin kontrolü sağlayamamasıdır ve Cinsel Terapi ile Hipnoterapinin veya EMDR Terapisinin bir arada kullanılmasıyla tedavi edilebilecek bir rahatsızlıktır
Mutsuz olduğum halde neden ayrılamıyorum? Bana zarar verdiği halde neden öfkeleniyorum? Üzülmemem gerektiği halde neden üzülüyorum? Daha iyisini yapabileceğim halde neden potansiyelimin altında bir yaşam sürüyorum? Neden “hayır” diyemiyorum? Bu soruların bazılarını herkes sormuştur kendine. Ve durumun farkında olsa da ne duygularını durdurabilmiş ne de davranışlarını kontrol edebilmiştir. İçerde olup bitenin, bilinçdışına atılanların, davranış ve duyguların belirleyici faktörlerinin ne olduğunu anlamak kişinin “kendisi için” en zorudur. İnsanın kendine dışarıdan bakması da, içindekini görmesi de her zaman mümkün olmaz. Psikoterapi sürecinde terapist danışanının davranış, duygu ve düşüncelerini incelerken bir taraftan analizini yapar,diğer taraftan da sağlıksız işleyen taraflarını ve hatalı işleyen döngüyü danışanına fark ettirir.
Aldatılmanın ve aldatmanın akla gelmeyen olası sebepleri nelerdir?
Aldatmak veya aldatılmak üzerine çok düşünülmüş ve birçok konuşma yapılmıştır. Ve bunların çoğu her iki tarafın kendini, diğerini veya üçüncü kişiyi suçladığı konuşmalarla sonuçlanmıştır. Bir ilişkinin konuşulmasa da en önemli kavramlarından olan “Sadakat” anlaşması neden ve nasıl bozulur?

📌Her ilişkinin kendine ait bir dinamiği vardır ve bu dışarıdan görünmez.
📌Aldatılmak bazen kişinin bilinç dışının ilişkiyi sabote etmek için verdiği izindir.Çünkü kişi, kendini güzel bir ilişkiye ve sevilmeye layık görmez.
📌Aldatılmak kişinin artık sevilmediği anlamına gelmeyebilir, bazen kişiler kendilerini diğerinden değersiz gördükleri için de aldatabilirler. Yani “Değerli Olanın Yanında Kendilerini Çok Değersiz Hissedebilirler”.
📌Güvenli bağlanma problemi olan kişiler “herhangi bir terk edilme ihtimaline dayanamayacakları için” de aldatabilirler.
📌Bazı insanlar toplumsal faktörlerden etkilenip ilişkide “Güçlü, Eşinin Kontrolünde Olmayan, Cinsel Gücü Yüksek” görünebilmek için de aldatabilirler.
📌Bazı insanlar diğerinin kendisini yaraladığını ve önemsemediğini düşündüğü kişiyi “Cezalandırmak” için de aldatabilir.
📌Bazen de aslında diğerini değil “Onu bu ilişkiye zorlayan insanları cezalandırmak için” aldatabilir kişi.
🎬Aslında bütün bu aldatılma ve aldatma hikayelerinin arkasında “ALDATANIN KENDİ İLE İLGİLİ DEĞERSİZLİK VE GÜÇSÜZLÜK DUYGULARI” yatmaktadır.

“Retroaktif kıskançlık (kısmen geriye dönük kıskançlık ya da retrospektif kıskançlık olarak bilinir), partnerinizin cinsel veya romantik geçmişi üzerine gösterdiğiniz sağlıksız ilgi anlamına gelir. Kişide saplantılı, olumsuz düşünceler ve duygular oluşturacak kadar süreklilik arz eden ve zihinde kontrol edilemez biçimde eşinin geçmiş ilişkileriyle ilgili varsayımsal senaryoların ciddi olumsuz etkileri olur ve geçmişe yönelik kıskançlık oluşmasına sebep olur.

🖍Bu kıskançlığın altındaki duygular:
🔴Kaygı: Kaybetme Korkusu
⚪️Kıskançlık: Kendini diğeriyle kıyaslama ve yetersiz bulma
🔵Şüphe: Her şeyin anlatılmadığı ve tekrar o ilişkinin yaşanma korkusu

⚫️Öfke: Neden ilk olmadığına dair kızgınlık

Retroaktif Kıskançlık sağlıklı bir duygu değildir ve mutlaka bir profesyonelden yardım alınmalıdır.